Can Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Can Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2022

DELİ İBRAM DİVANI - AHMET BÜKE

 


Değişik beklenmedik sonlu bir deniz hikayesi Deli İbram Divanı. Ahmet Büke'nin okuduğum ilk kitabı.

Okurken Osman'ı sık sık Yaşar Kemal'in İnce Memed'ine yer yer de Poyraz Musa'sına benzettim. 

Buram buram Ege havası aldıran , denizi dillendiren ,yunusun göz yaşını anlatan hisli bir hikaye Deli İbram Divanı.

"Zaman kesindir. Geri döndürülemez, tamir edilemez, her şeyden ve herkesten bağımsız halde sadece kendinde bir akışla dünyaya açar kendini"

"Osman gözünün gördüğü , ayağının dokunduğu her yere ait olduğunu ve bu sonsuz evin en içinde köklenerek yaşadığını hissetti . Toprağa ve denize, hayata ve ölüme aynı anda yakın olma; onlardan gelecek her şeye razı olma hissi damarlarında akıyordu. Evindeydi"

06 Mart 2015

BİR DELİLER EVİNİN YALAN YANLIŞ ANLATILAN KISA TARİHİ - AYFER TUNÇ

Bu adı çok uzun olan kitapla tanıştım Ayfer Tunç'la. Aylarca kitaplıkta bekledikten sonra oda doğru zamanda okundu benim gözümde.

İlk önce  hay aksi çok fazla karakter var ama çok eğlenceli çok muzip ahh şu başhekim yok mu  derken  ve yüzümde hep bir tebessümle okudum kitabı.

Bittiği zaman ise içimde oluşan duygu bu karakterleri özleyeceğim oldu çünkü hepsi birbirinden deli ve hepsi bizden. 

Şöyle tepeden bir akıl hastahanesine bakıyoruz önce acemice yapılmış yazarın deyimine göre ''Tam bir Türk işi inşaat klasiği'' olan binaya ve binanın mimarından işçisine kurucusundan doktoruna hemşiresine başhekime hastasına hastahaneye iş yapan marangoza hasta yakınlarının hayatını birbir izliyoruz. O kadar iyi bir orkestra şefiki Ayfer Tunç 306 karakteri 515 sayfada hiç sıkmadan öyküleri hiç koparmadan harika geçişlerle yönetmiş . Bunda yazarın yerine göre sokak ağzını yeryer argoyu da kullanmasının etkisi var çünkü anlattığı karakterler baştada dediğim gibi bizden bizim içimizden. 

Türkiyenin içinden geçtiği yüzyılda yaşadığı siyasal olayların insanların hayat yönünü nasıl değiştirdiği bir gün kadar kısa ve bir yüzyıl kadar uzun  bir şekilde anlatılıyor kitapta dilide bu çoğrafyada yaşananlar kadar keskin ve sert hem bir kara mizah hemde bir ustalık işi bence bu kitap. Bende yazar için diyorumki '' Tam bir Türk işi edebiyat klasiği yaratmışsın Ayfer Tunç.''

İyi Okumalar 

09 Ağustos 2013

ZAHİR - PAULO COELHO

Zahir çoğu okuyucu tarafından beğenilmemiş bir kitap sanırım Simyacı kadar sürükleyici olmaması ayrıca uzun diyaloglar ve içe dönük  konuşmalar geçmişle yüzleşmeler olduğundan fakat ben çok beğendim.

Kitabın kaybolan karısını arayan bir adamı anlattığını biliyordum ama okuduktan sonra olayın bu kadarla kalmadığını gördüm. Ünlü ve zengin bir yazar olan kahramanın ,karısı kaybolduktan sonra geriye dönüş yaparak evliliği aşkı yaşantısını sorgulayarak aslında evliliğindeki kırılma noktalarını keşfetmesi beni çok etkiledi.

Bazen iki insan karşılıklı konuşur fakat birbirini ne kadar dinler ve dinlenmediğini anlayan insanın  uzaklaşışını geride kalanın bunu keşfedişini anlatır Zahir. Altı çizilecek nokta atışı yapan bir çok cümle var Zahirde bir çok örneği kendi evliliğimizde ya da sosyal yaşantımızda yaşadığımız sıkıntıları basmakalıp diyalogları bulabiliriz Zahirde.

Yazar değişik deneyimler yaşayarak kendi sıradanlaşan hayatını ve evliliğini sorgulamış ve gerçek aşkına Zahirine kavuşmuştur. Özelikle iki itfaiyeci hakkında verdiği örneği çok beğendim.

Zahir benim için 2013' ün sürpriz kitabı oldu çok beğendim ve muhakkak ileri bir tarihte tekrar okuyacağım.

''Kendi hikayelerinin tutsağı olanlar. Herkes yaşamın asıl anlamının bir planı izlemek olduğuna inanıyor . Bu planın kendi planları mı olduğunu yoksa bir başkası için mi  yapıldığını asla sorgulamıyorlar. Deneyimler, anılar, diğer insanların fikirlerini ve daha birçok şeyi topluyorlar ve bu belki de başa çıkabileceklerin den çok daha fazla oluyor. Ve işte bu nedenle hayallerini unutuyorlar''.

''Başkalarının düşünceleri bizim hissettiklerimizden çok daha önemlidir''.

''Aç olmasak bile günde üç öğün yemek yemeliyiz ve açlıktan ölsek bile, güncel güzellik ölçülerine uymuyorsak oruç tutmalıyız''.

''Modanın bize söylediği gibi giyinmeliyiz, sevsek de sevmesek de sevişmeliyiz, ülkemizin sınırları için ölmeliyiz, emekliliğin bir an önce gelmesi için zamanın çabuk geçmesini istemeliyiz, politikacıları seçmeli, yaşamın ne kadar pahalı olduğundan şikayet etmeli , farklı olan herkesi eleştirmeli...''

''Gerçek duygularını ifade edenleri  küçümsemeli ve onlarla her zaman eğlenmeliyiz..''

''Ne pahasına olursa olsun hayır demekten kaçınmalıyız çünkü insanlar daima ''Evet'' diyenleri tercih ederler..''