Elif Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elif Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2015

PİNHAN - ELİF ŞAFAK

Yine bir Elif Şafak okuması bu yazardan bir türlü vazgeçemiyorum amacım bu ara yeni yazarlar tanımak ama bazı yazarların çekim gücünden bir türlü kendimi kurtaramıyorum .

Pinhan yazarın ilk kitabı 24 yaşında yazarak Mevlana Büyük Ödülü'nü almış. Kitaba gelirsek  Aşk  ve  Ustam ve Ben den daha çok sevdiğimi söyleyebilirim ve nihayet Elif Şafak'ta neden inat ettiğimi anladım bu serüven Pinhanı bulana kadarmış şimdilik Elif Şafak okumalarına ara verebilirim zira Pinhanın tadı uzun süre damağımda kalacak.

Pinhan mistik ,doğaüstü cinli perili ve farklı bir hikaye anlattığı karakterler ve hikayenin geçtiği dönem merak uyandırıcı. Pinhanın hikayesi Dürri Baba tekkesine girmesiyle başlasada benim için hikaye Pinhanın Dürri Baba tekkesinden ayrılmasıyla başlıyor.


Elif Şafak 1998 yılında yazmış ve bence o dönem için çok cesur bir kitap .Tasavvuf öğeleri içersede ki bence Tasavvufu eniyi  romanlaştıran yazarlardan kendisi yinede cesur konulara da değinmiş aynı cesurluğu ben Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı kitabındada görmüştüm.

18 Temmuz 2014

USTAM VE BEN - ELİF ŞAFAK

Ben bu kitabın önce rengine sonra adına ve en çok da kapak resmine vuruldum o kadar beğendim ki adım gibi emindim bu kitabı okuyunca da çok seveceğime.

Elif Şafakla tanışıklığımız Aşk kitabı ile başladı ve ben bu kitabı çok sevdim. Gelgelelim Bit Palas ve Pinhan yarım kaldı okuyamadım bi şekilde adapte olamadım ama bir şans daha verdim Elif Şafak'a bu kitapla.

Aslında kitabı sevdim konu güzel merak uyandırıcı yazarın uzun araştırmalar yaptığı belli tarihi bir zemin üzerine kurulmuş çünkü. Bir çok cümlenin altını çizdim fakat bir sorun var yazarla aramızda. Sorun bu kitapda gereksiz ayrıntılar bu ayrıntılar neden verilmiş ilerisi için bir ipucumu diyorum ama o da değil,  eeee şimdi ne olacak dedirten ve havada kalan olaylar yüzünden kitap bir yerde dinamiğini yitiriyor okuyalı 3 aya yakın oldu uzun bir süre değil ama çoğu ayrıntıyı unuttum.

Yazarlara haksızlık yapmak en korktuğum şey  Elif Şafak çok güzel yazan bir yazar aslında benim gözümde, fazla zorluyor sanırım kendini kitaplarında sayfa sayısını azaltabilir mesela belkide kitaplarını İngilizce yazmasından kaynaklanıyordur Türkçeye çevrilirken mi bazı cümleler havada kalıyor bilemiyorum. Bit Palas da  daha çok zorlanmıştım çünkü çok fazla ayrıntıya girmesi sıkmıştı beni .Uzun lafın kısası ben yinede kendisini okumaya devam edeceğim nedense onu sevmek onun dünyasından uzak kalmak da istemiyorum herzaman bende merak uyandıran bir yazar.

İyi Okumalar.

'' Araplar, Kürtler, Nesturiler, Çerkezler, Kazaklar, Tatarlar, Arnavutlar...Bu insanların her biri kendi yolunda yürüse de gölgeleri birbirine değiyor,dolanıp düğüm oluyordu.''

'' Hayatımızın bir haritası varsa şayet , yollarda değil, yol ayrımlarında çizilmekte.İki şey arasında tercih yaptığımız o kısa, kısacık anlarda. Göz açıp kapayana kadar değişir kaderimiz , tek bir kararla.''

'' Dua etmek , ilanı aşk etmek demekti. Yaradan'a olan sevdanı açık etmek. Aşkta korkuya yer yoktu , ya da çıkarcılığa. İnsan ki kainatın gayesiydi, kıymetli ve kadimdi , ona hiçbir şey haram değildi. Öyleyse insan ne kaynayan kazanlardan çekinmeli , ne huriler beklemeliydi , çünkü cennet de cehennem de , azap da sefa da yarın değil, şimdi ; uzaklarda değil , buradaydı.''Allah'tan korkmaya daha ne kadar devam edeceksiniz?'' diyordu . ''O'nu sevmek varken?'' ''

'' Etrafını her dediklerine 'evet' diyen dalkavuklarla dolduranlar , fikrini dürüstçe söyleyen adamı hain zanneder. ''

'' Şayet bir işi başarmak istiyorsan , onu neden bir başkasının değil , senin yapman gerektiğine kainatı ikna etmen lazım. Bunun da tek yolu çalışmaktır.''

'' Geçmişini sırtında taşıyan adam tez tükenir , yol gidemez.''

'' İnsan bilmeden , hani adeta kendinden saklanarak , hüzün duyabilir miydi? Kalp ağlarken , akıl farkında bile olamayabilir miydi? ''

'' Kalleş ve kardeş yakın kelime . İnsana ihanet , beklemediği yerden gelir. ''

'' Aşk gibiydi okumak da ... Neden , nasıl müptelası olduğunu , bilen zaten iyi bilirdi ; bilmeyene de anlatamazdın bir türlü . ''

'' Tanrı da bir nevi mimardı. Kat kat semadan oluşmuş görünmez bir kubbe asılıydı yukarıda . Hıristiyan, Yahudi , Müslüman, Zerdüşti ve daha bilmediği kaç itikat ve hal...kubbenin altında herkese yer vardı. Göğün yedi katmanı, yerin yedi katının üstünde sütunsuz, direksiz yükseliyordu. Bakmasını bilene bu evren mükemmel bir yapıydı. ''

'' Bir adam sana ne kadar yakınsa, senden nefret etme ihtimalı o kadar fazla. ''

''  İnsan bir başka insanı yolculuklarda tanıyordu demek. Aynı yolum yolcusu olduğunda. ''

'' Oysa hayattaki en vahim aldanışlar, kendimizden memnun olduğumuz anlarda çıkar. Şeytan kulağımıza fısıldar : Neden daha fazlasını istemiyorsun ? ''

'' Bütün sevdiklerini gömüp nefes almaya devam etmek , lanettir. ''

'' Belki de insan bir şeye  ne kadar yakınsa o kadar az görebiliyordu. Yıldızlar gibi hayatın hakikatlerini keşfedebilmek için de mesafe gerekiyordu. ''

'' İşlemeyen demir pas, kullanılmayan ahşap küf, çalışmayan insan zan besler. ''

'' Tuhaftır,  üzülmedi. Sonradan gelecekti keder, biliyordu. Keder hep gecikmeyle ulaşırdı insana.''









18 Mart 2012

AŞK

Yaklaşık 3 ay önce okudum Aşkı yani kitap basıldıktan nerdeyse 3 yıl sonra popüler ve çok satan kitaplara, filmlere karşı hep bir ön yargım oldu. Bu kitapda onlar arasındaydı aradan bu kadar zaman  geçince artık okuyabilirim diye düşündüm, açıkcası ben beğendim bunuda Mevlana ve Şems dostluğu ve Tasavvufla ile ilgili başka bir kitap okumayışıma bağlıyorum, aslında bu alanda okumak istediğim ilk kitap Sinan Yağmurdan Aşkın Gözyaşlarıydı neyse kısmette önce Aşkı okumak varmış.

Başlarda Amerikalı bir ev kadınının ağzından Mevlanayı dinleyeceğimi sandım ve biraz garipsedim bu durumu daha sonra başka bir karakter çıktı ortaya ve olayların akışı değişti . Herşey bi tarafa ben bu iki karakteri geçip asıl Mevlana ve Şemsin hikayesinde kayboldum Elif Şafak kesinlikle bu konuda çok şey okumuş ve araştırmış . Sürekli kitapla ilgili notlar aldım  ve sıksık düşündüğüm şey aslında Mevlanayı Mevlana yapan gerçeğin Şems olduğuydu.

İnsanların hakkında ne düşüneceğini umursamadan yaşayan Şems Mevlanayıda bu yola sevk eder ve Şems den sonra Mevlana artık eskisi gibi değildir. Onları birbirine bağlayan sadece gönüllerinde  yaşayan herşeyden arınmış olan Allah aşkıdır.  Anlatacak çok şey var kitapla ilgili ama bence bu kitap kesinlikle okunmalı okuduğum ilk Elif Şafak kitabı iyikide bu kitapla tanıdım kendisini zira Bit Palası okudum Aşk tan sonra ve yarım bıraktım. Elif Şafak en ufak ayrıntıyı atlamayan hatta bazen çok fazla ayrıntıya giren ve belliki çok araştıran bir yazar Bit Palasıda bu yüzden yarım bıraktım ayrıntılar ve derinlikler beni biraz yordu. Aslında kitapla ilgili anlatılacak en güzel şey benim beğendiğim ve altını çizdiğim cümleler.

''Birinin ağzından bal gibi dökülen söz, bir başkasının kulağına zehir gibi gelebilir.Halbuki Allah söze değil niyete bakar.''

''Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. “Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme.Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını? ''
''Şahsen ben mahzun olmakta bir kusur görmüyordum. Aksine ,riyave otun insanları mutlu eder,hakikatleri bilmek ise ağırlaştırıp hüzünlendirirdi.Şu hayatta daha çok şey bilen insanlar daha durgun daha dingin olur.''
''Kusursuzdur ya Allah, O'nu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan'dan ötürü yaradılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne de layıkıyla sevebilirsin.''

''Esas kirlilik, dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir''

''Yaradanın gökyüzünde tepede bir yerlerde olduğunu sanırlar .Kimileri de Onu Mekkede Medinede arar! Ya da mahalle camisinde ! Allah bir mekana sıgarmı? Ne gaflet ! O tek bir yerdedir ancak:Aşıkların gönüllerinde.
Ne yer ne gök kucaklayabilirbeni.Ancak ve ancak inanan kullarımın yüreğine sığabilirim.''