17 Eylül 2012

UMUT ( HAYAT AKAN BİR SUDUR ) - AYŞE KULİN

1928-1941 yılları arasına gelinmiştir artık Osmanlı  yıkılmış   Türkiye Cumhuriyeti vardır , bu değişimin Reşat Bey ve ailesi üzerindeki etkilerini anlatır Ayşe Kulin. Birde sürpriz vardır , hikayeye Kulin ailesi eklenir Reşat Bey 'in ailesi ile Kulin ailesinin yolları kesişir bir yerde.

Reşat Beyin ailesinde büyük değişiklikler olur kızlarının  değişen hayatı kalabalıklaşan konakla birlikte yine soluksuz okudum Umut'u .

Ayşe Kulin kesinlikle çok iyi bir dönem yazarı dili çok akıcı anlatımı sürükleyici sayfalar su gibi aktı  ben çookk güzel vakit geçirdim okumalarım esnasında her ne kadar araya oğlum girsede okumak için hep fırsat yarattım kendime bu kitapta şiddetle tavsiye edilir efendim .

İyi Okumalar :)

30 Temmuz 2012

MEHMET KEMAL 3 AYLIK


Tam tamına 3 ay geçti bu bebeği kucağıma alalı .Bir ara fotoğrafla ondaki değişimi göstermeliyim her geçen gün yüzü değişiyor hele hareketleri ve tepkilerindeki değişime yetişemiyorum örneğin ; eşimle gelinlik ve damatlıkla stüdyoda çekilen büyük bir resmimiz var  2 gün önce o resmin önünde durup oğlum anneye ve babaya bak dedim ikimize de bakıp aynı yukarıdaki resimde olduğu gibi güldü benim resmime bakıp atıldı heyecanlandı resmen al beni dedi , bugünde yine aynı resme baktık bu seferde babasına atıldı mızırdandı ona da beni al der gibiydi :)

Yine bir hafta önce o kucağımdaydı bende telefonda konuşuyordum bi yandan meme emiyor bi yandan etrafına bakınıyor derken bi baktım bi eliyle pipisini tutmuş kendide farkında değil öle tutmuş kalmış :)

Bu ay içerisinde daha sesli gülmeye başladı nerdeyse kahkahası ile boğulacak :)

Bazı geceler onu uyutmakta zorlandığımda eşime devrediyorum oda dizinde abuk sabuk pişpişliyerek 5 dk içinde uyutuyor eşşek sıpasını:)

Bu ayki kontrollerimizde kilomuz 7,200 kg boyumuzda 62,5 cm geldi evet diyete başlıyoruz :)

Geceleri saat 22:30 ile 24:00 arası herhangi bir saatte uyuyor artık gün içindeki yorgunluğuna ,hava sıcaklığına ve keyfine bağlı olarak bu saat değişiyor günün hangi saati uyanırsa uyansın muhakkak gülerek uyanıyor :)

Artık daha az emip daha çok uyuyor heleki serinlikte saatlerce uyuyor geceleri 1 kez emmek için uyanıyor en sevdiğim huyuda bu :)


Hızla kel kalmaya doğru gidiyoruz inanılmaz saçlı doğan oğlumun saçları dökülüyor :( sanırım bu dönemde görülen bişey bu..

Babasıyla ayrı bir aşk yaşıyor onla konuşur gibi uzun uzun bişeyler anlatıyor beni görüncede başlıyor mızlanmaya çünkü beni görünce meme aklına geliyor:)

Hergün saat 15:00 gibi banyosunu ediyor ve saat 19:00 ila 21:00 arasındada gezmeye çıkıyoruz akşamları alaçatıya gitmeyi tercih ediyoruz  oğlum annesi gibi çok seviyor orayı Alaçatı Orta Kahvede oturuyoruz biz bişeyler yeyip içerken oda ordaki dut ağacıan bakıp serinlikte uyuyor ayrıca alaçatının taş yollarında arabasında sallana sallana uyumayıda seviyor :)

Yalnız hala yalancı memeyi almıyor o yüzden sürekli elleri ağzında uykudan ellerini emerek uyanıyor :(

12 Temmuz 2012

AŞI OLDUK




Aşımızı olduk 1 koldan 2 bacaktan evet oğlum ağladı iğne vurulurken ama şükür çabuk sustu . Bu fotolar başka bir güne ait ağlarken bile çekiyoruz oğlanı :) Sağlık ocağı kontrolünde oğlum 6.930 gr geldi boyuda 61 cm bugünden tezi yok diyete başlıyoruz :) şaka bir yana maşallah bebeğime çok iyi gidiyoruz anne zayıf baba zayıf muhtemelen yürümeye başlayınca oda normal kilolu bir çocuk olucak.

11 Temmuz 2012

MEHMET KEMAL'DEN HABERLER 1


Oğlum 2 ay 1 hafta 4 günlük oldu,  zaman ne çabuk geçiyor sıksık ilk doğduğu günlerdeki resimlerine bakıyorum ve ne kadar küçük olduğuna inanamıyorum. Bugünlerde ise büyüdüğü zaman onun şimdiki hallerini ne kadar özleyeceğimi düşünüyorum , şuan tamamen bana bağlı muhtaç küçücük olmasına rağmen beni gördüğündeki sevinç herkes den ayrı bana meme için yaptığı nazlar mızıklanmaları çok özleyeceğim. Bazen biran önce büyüsede derdini anlatsa diyorum annelik böle bişeymiş meğer hem büyüsün hem büyümesin istiyorum.

Mehmet Kemal genel olarak sakin, güleryüzlü sorunsuz bir bebek (maşallah diyelim) . Saolsun annesini pek üzmüyor ee malum annesinin yardım edeni yok ailemden uzak yaşıyorum oda bunu biliyor ve annesini hiç üzmüyor. Yarın aşımız var yüreğim burkuluyor aklıma geldikçe  ,aşı olurken onu ben tutucam bu sefer geçen sefer annem tutmuştu artık alışmam lazım bu durumlara .

Hergün yeni yeni huylar ediniliyor mesela uzun zamandır elini emmeye çalışıyordu ilk zamanlar elini yumruk yapmak aklına gelmedi parmaklarının hepsini birden ağzına sokuyordu sonra yumruk yapıp ağzına sokmaya başladı elini 2 gündürde bir elini yumruk yapıp ağzına sokarken diğer elini yumruk yapıp öbürüne destek oluyor :)

Yalancı memeyi almıyor aslında çok istiyorum almasını çünkü sıksık tok olsada ellerin emmek için uyanıyor önce elini yüzünü kaşımak için suratına götürüyor şöle bir suratını ovalıyor sonra eli ağzına deyince emmeye çalışıyor bir kaç dakika böle sürüyor sonra uyanıyor ve direk beni görürse başlıyor mızıklamaya ama beni görmezse eliyle boğuşmaya devam ediyor.

Sabahları uyanınca ayrı bir neşeli oluyor ikimizin neşeli sesi evi inletiyor resmen gerçi gün içindede öyleyiz biz neşen hiç eksik olmasın oğlum sen hep gül annen hep yanında arkanda..

Oğlumun doğum kilosu 3.940 gr boyuda 51 cm ilk doktor kontrolüne 17 mayısta gittik yani oğlum 17 günlükken kilosu sadece 60 gr artmış ve 4000 gr olmuş buda o süre zarfında biraz zayıfladığını gösteriyordu genel olarak bu bebeklerde görülen bir durum  boyuda 2 cm artarak 53 cm olmuş.O süre zarfından sonrada oğlum genel olarak aylık 1 kilo civarında almaya başladı 22 hazirandaki kontrolünde 6.200 gr geldi.

Oğluşumla ilgili haberler şimdilik bu kadar bundan sonra daha sık ve kısa yazılar yazmayı düşünüyorum günün gerisinde kalmamalı anlatacaklarım çünkü günler gelip geçiyor bazı ayrıntılar unutuluyor ..

14 Haziran 2012

HOŞGELDİN MEHMET KEMAL VE 45 GÜNLÜK OLDUN


30.04.2012 Pazartesi günü 40 haftamız bitti bende doğuma dair herhangi bir belirti yok eşimle doğum başlasın diye yürüdük durduk ama bende tık yok. Saat 17:00 de doktor kontrolüne  gittik doktorum suni sancı ile doğumu başlattı 6 saatlik suni sancı sonrası açılma olmaması vs. sebeplerle sezeryana alındım ve saat 24:00 de oğlum Mehmet Kemal dünyaya geldi .O kadar yorgun ve şaşkındımki şimdi düşündükçe onun gözüme en özel  göründüğü anın o an olduğunu bile anlayamadım. Anneliğin ne demek olduğunu anlatamam sadece onun yüzünü görmeden geçirdiğin dakikalarda bile aklından çıkmayan bir düşünce, ondan başka herşeyin önemini ve değerini yitirdiği bir duygu.

23 Nisan 2012

HAMİLELİKTE 40.HAFTA

Evetttt hamilelikte sona ulaştık aslında güzel hatıralar olması adına her hafta kendimdeki ve bebeğimdeki değişiklikleri yazsaydım iyi olurdu  ama olmadı işte . Bu yazıyı hazırlamayıda aklıma getiren sevgili blogger ve twitter arkadaşım ayça oldu kendisi şuanki durumunu (muzu) okadar güzel anlatmışki hemen bende yazayım dedim. Sona yaklaştık pazar günü yani 29.04.2012 günü 40.haftamız bitiyor istatistiklere  ve aile kadınlarımızın genlerine göre bebeğimin ogün gelme ihtimali yüksek . Dün doktor kontrolümüz vardı herşey yolunda en son bebeğim 3300 gr ve 51 cm boyuna ulaşmış eşim 53 cm olarak duymuş kardeşim 51,5 cm olarak duymuş doktordan ben o an bebeğimin yüzünü incelediğimden ve heyecandan boyunun ne kadar olduğunu duymadım uzunnn bir aradan sonra yüzünü net gördüm hiç bir ayrıntıyı kaçırmamak adına doktorumu hiç dinlemedim desem yeridir :))))

Ayçanında dediği gibi doğumdan önceki son yazımdır buda benim . İnşallah bir dahaki yazımda size güzel haberler, bebeğimin fotosu ve doğum hikayemizle merhaba diyeceğim.Bu süre muhtemelen mayıs sonu olucak bu arada ankaradan izmire dönmüş oluruz uzunnn bir aradan sonra evime alışmış bebeğime alışmış olurum inşallah bebeğim müsade ettiği sürece paylaşmaya devam ediceğim beni takip etmeye devam edin efenimmmm :))))) 

Muhtemelen bebeğimin güzel haberini twitter dan paylaşırım  twitter adresim budur  yani isterseniz beni oradan da takip de edebilirsiniz şimdilik hoşçakalınnnnnn :))))

14 Nisan 2012

VEDA( ESİR ŞEHİRDE BİR KONAK ) - AYŞE KULİN

Ahhh yine geç kalınmış bir kitap ve geç tanınmış bir yazar. Yok yok ben uzun bir süre hatta mümkünse bütün Türk yazarlar bitene kadar yabancı yazar okumak istemiyorum :) 

Ne kadar acılarla, ayrılıklarla, başarılarla, yıkımlarla dolu bir geçmişimiz var . Ayşe Kulinde bu kitabında 1918-1924 yılları arasında yaşanan , ülkeyi saran işgali anlatıyor , aslında o İstanbul' da bir konaktan anlatıyor bunları ahhhh ne güzelde anlatmış Mehpare ile Kemal in aşk hikayesini beni en çok etkileyen onlardı , onların yerine kendimi koydukça gözlerim doldu hep. Osmanlıda son Maliye Nazırı Ahmet Reşat eşi Behice kızları Leman,Suat , Ahmet Reşat' ın teyzesi Sultan Hanım yine Ahmet Reşat'ın yeğeni Kemal , uzak ve fakir bir akraba Mehpare aynı konakta yaşarlar işgalin değiştirdiği hayatlara sahiptirler hepsi . Ayşe Kulin kesinlikle sıkmayan çok akıcı bir dille anlatmış kitabı şuanda gün gibi bütün karakterle ve hikayeleri gözümün önünde.

Ben çok beğendim kitabı heleki karnı burnunda heyecan içinde bir anne adayının bir nebze olsun kafasını dağıttıysa siz düşünün artık kitabın akıcılığını . Ben kesinlikle şuna inanıyorum benim en zor ve heyecanlı dönemlerimde bana en iyi yarenliği hep kitaplar yapmışlardır hayatımda hep olsunlar bebeğimden fırsat buldukça hep okuyacağım hep okuyacağım ben şimdi serinin ikinci kitabı Umut( Hayat Akan bir Sudur)' a başlıyorum umarım Mehmet Kemalim doğmadan onuda arada çıkarırım :)

38.HAFTA BİTERKEN

Pazar günü yani yarın 38. hafta bitip 39. haftaya giriyoruz yani sona yaklaştık. Dün doktor kontrolümüz vardı Mehmet Kemal 3 kg civarı olmuş boyuda 49 cm herşey yolunda suyumuzda iyi fakat doktorumuz beklenilen doğumun önümüzdeki hafta sonu olabileceğini söyledi yani 39. hafta biterken, aslında heranda gerçekleşebilir doğum başlarsa durdurmayız dedi . Ben tabi böle birşey beklemiyordum gününü dolduracağını düşünüyordum hep ama şuanda da kesin bir şey yok içimden bir his sanki 23 nisanda doğacak bebeğim diyor ama kısmet bakalım. Hazırlıklar nerdeyse bitmek üzere annem saolsun sürekli bir şeyler yapıyor şimdi bebek yatağı için yapmaya çalıştığı cibinliği bitirmek üzere :) Aslında eklemek istediğim bir sürü fotoğraf var kendim 2 tane bebek battaniyesi ve bir kaç kazak  ördüm,  annemin ördüğü yelekler,patikler çok güzel şeyler var ama hiç enerjim yok bunları çekip buraya eklemeye sanırım kendi evime dönüp düzenimi kurduktan sonra yapıcam bu dediklerimi .

Şuanda uzun bir aradan sonra ilk defa evde yalnız kaldım sessizliğin tadını çıkarıyorum televizyonu bile açmadım fincanımda ıhlamurum ,dışarıda yağmurlu bir hava belki Mehmedim doğana kadar geçireceğim en sakin günü geçiriyorum ...........

27 Mart 2012

AYŞE KULİN'E MERHABA



Başlıktaki gibi bu kitaplarla Ayşe Kulin okumaya  merhaba diyorum ve onun dünyasına adım atıyorum. Sanırım bundan sonra uzun süre Türk yazarları okuyacağım bunun nedeni de buaralar Türk yazarların kitaplarından aldığım tadı yabancı yazarlarda bulamamam. Kitapları kitapyurdundan aldım bu üçüncü alışverişim ve üçündede sorun yaşamadım aşağıdakilerde magnetli mini kitap ayraçları hariç hediye geldi ayraçları 6tl ye aldım çünkü bunlar sayesinde kargom bedavaya geldi kitapların tanesi 11,23 magnetle birlikte toplam 28,46 gibi bir ücrete 2 günde kargom elimde oldu.Cafe Crown göndermeleride çok hoş bir ayrıntı olmuş :)




18 Mart 2012

AŞK

Yaklaşık 3 ay önce okudum Aşkı yani kitap basıldıktan nerdeyse 3 yıl sonra popüler ve çok satan kitaplara, filmlere karşı hep bir ön yargım oldu. Bu kitapda onlar arasındaydı aradan bu kadar zaman  geçince artık okuyabilirim diye düşündüm, açıkcası ben beğendim bunuda Mevlana ve Şems dostluğu ve Tasavvufla ile ilgili başka bir kitap okumayışıma bağlıyorum, aslında bu alanda okumak istediğim ilk kitap Sinan Yağmurdan Aşkın Gözyaşlarıydı neyse kısmette önce Aşkı okumak varmış.

Başlarda Amerikalı bir ev kadınının ağzından Mevlanayı dinleyeceğimi sandım ve biraz garipsedim bu durumu daha sonra başka bir karakter çıktı ortaya ve olayların akışı değişti . Herşey bi tarafa ben bu iki karakteri geçip asıl Mevlana ve Şemsin hikayesinde kayboldum Elif Şafak kesinlikle bu konuda çok şey okumuş ve araştırmış . Sürekli kitapla ilgili notlar aldım  ve sıksık düşündüğüm şey aslında Mevlanayı Mevlana yapan gerçeğin Şems olduğuydu.

İnsanların hakkında ne düşüneceğini umursamadan yaşayan Şems Mevlanayıda bu yola sevk eder ve Şems den sonra Mevlana artık eskisi gibi değildir. Onları birbirine bağlayan sadece gönüllerinde  yaşayan herşeyden arınmış olan Allah aşkıdır.  Anlatacak çok şey var kitapla ilgili ama bence bu kitap kesinlikle okunmalı okuduğum ilk Elif Şafak kitabı iyikide bu kitapla tanıdım kendisini zira Bit Palası okudum Aşk tan sonra ve yarım bıraktım. Elif Şafak en ufak ayrıntıyı atlamayan hatta bazen çok fazla ayrıntıya giren ve belliki çok araştıran bir yazar Bit Palasıda bu yüzden yarım bıraktım ayrıntılar ve derinlikler beni biraz yordu. Aslında kitapla ilgili anlatılacak en güzel şey benim beğendiğim ve altını çizdiğim cümleler.

''Birinin ağzından bal gibi dökülen söz, bir başkasının kulağına zehir gibi gelebilir.Halbuki Allah söze değil niyete bakar.''

''Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. “Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme.Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını? ''
''Şahsen ben mahzun olmakta bir kusur görmüyordum. Aksine ,riyave otun insanları mutlu eder,hakikatleri bilmek ise ağırlaştırıp hüzünlendirirdi.Şu hayatta daha çok şey bilen insanlar daha durgun daha dingin olur.''
''Kusursuzdur ya Allah, O'nu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan'dan ötürü yaradılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne de layıkıyla sevebilirsin.''

''Esas kirlilik, dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir''

''Yaradanın gökyüzünde tepede bir yerlerde olduğunu sanırlar .Kimileri de Onu Mekkede Medinede arar! Ya da mahalle camisinde ! Allah bir mekana sıgarmı? Ne gaflet ! O tek bir yerdedir ancak:Aşıkların gönüllerinde.
Ne yer ne gök kucaklayabilirbeni.Ancak ve ancak inanan kullarımın yüreğine sığabilirim.''